YAŞAM
Bazen multipl miyelom hastaları, eğer CRAB (KRAK) bulguları yoksa tedavi edilmeyebilir. Çok erken evredeki bu tür miyelomlar, asemptomatik miyelom olarak da tanımlanır ve mevcut tedaviler hastalığın iyileşmesinde bir fayda sağlamaz. Bu hastaların düzenli olarak kontrol edilmeleri, anormal protein içeriğinin ve CRAB bulgularının yakından izlenmesi gerekir. Bu sürece aktif izleme ismi verilir. Tedaviye hastalarda CRAB bulguları ortaya çıktığında başlanır.
Anti-kanser ilaçlar yoluyla sağlıklı hücrelere en az zarara uğratacak şekilde kanserli hücreleri yok etmeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Kemoterapi ilaçları bazen tabletler halinde ağız yoluyla (oral), kimi zaman da damar yoluyla (infüzyonla) alınabilir (intravenöz kemoterapi). Kemoterapiyi infüzyonla alıyorsanız, damar yolunuzun açılması gerekecektir. Tıpkı serum verilir gibi tedavi uygulanmaktadır. Damar yoluyla uygulanan tedavilerin ne kadar sürede verileceği tedavi protokolüne ve ilaca bağlı olarak büyük değişiklikler gösterir. Kimi ilaçlar için 24 saatlik uygulama gerekirken, kimileri dakikalar içinde verilebilir.
Oral kemoterapiyi evde alabilirsiniz, ama intravenöz kemoterapi için hastaneye gelmeniz gerekir.
Kemoterapi ilaçları ile ilişkili olarak tedavi öncesinde mutlaka hekiminizden ayrıntılı bilgi isteyiniz. Olası yan etkiler hakkında bilgi almadan, tedavi boyunca uyulması gereken kuralları ve önlemleri bilmeden tedaviye başlamak sakıncalı olabilir.
Her ilacın kendi yan etkileri vardır, aynı tür kemoterapi bile farklı kişilerde farklı reaksiyonlara yol açabilir.
Kemoterapi ilaçları başlangıçta iyi tedavi yanıtı verirken süreç içinde tedavi yanıtları azalabilir veya hastalık tamamen dirençli hale gelebilir.
Unutmayın!
Yan etkilerin büyük bölümü kısa sürelidir ve genellikle kolayca yönetilebildiklerini ve tedavi kesildikten sonra giderek ortadan kaybolacaklarını bilmek gerekir.
Kemoterapinin yol açabileceği yan etkiler hakkında bilgi almak için, doktorunuza veya hemşirenize danışmaktan kaçınmayın. Tüm ilaçlarınız için bilgi almayı ve kullanım talimatını istemeyi unutmayın. Tedavinize bağlı olabileceğini düşündüğünüz yan etkiler yaşıyorsanız, bunları doğrudan doktorunuza söylemelisiniz. Size faydalı olabilecek ilaçlar verebilir veya tavsiyelerde bulunabilir ya da etkileri azaltmak için tedavinizi değiştirebilir.
Birçok kemoterapi ilacının en sık görülen yan etkileri bulantı veya kusma, saç dökülmesi (alopesi), ağızda yaralar (veya ağız ülserleri) ve ishaldir.
Miyelomlu hastalarda esas tedavi, miyelom hücrelerini öldürmeye yönelik ilaçların farklı kombinasyonlarla verilmesi yoluyla sağlanır. Yani ilaçların kombine kullanılması söz konusudur. Birden çok ilaçtan oluşan tedavi kombinasyonları, tedavinin ana eksenini oluşturur. Bu ilaç kombinasyonları yeni ve eski ilaçların bir arada kullanılması ile ortaya çıkar. Bu tür kombinasyonlar VAD, PAD, Vel-dex gibi kısaltmalarla anlatılır. Örneğin PAD, en seçkin ve modern ilaçlardan biri olan bortezomib ile eskiden beri kullanılagelen adriamisin ve kortizon (deksametazon) kombinasyonundan oluşur.
Miyelom tedavisinde kullanılan ilaçlar şunlardır:
Melfalan: Bazı miyelom hastalarını tedavi etmek için kullanılan bir tip kemoterapidir. Melfalan; bortezomib, talidomid ve lenalidomid ile kombine edilebilir. Melfalan kemik iliği destekli yüksek doz tedavi uygulamalarının da seçkin ilacıdır. Tabletler aç karnına alınmalıdır.
Adriamisin: Tıpkı melfalan gibi uzun yıllardır kullanılan bir ilaçtır ve genellikle kombinasyon tedavileri içinde yer alır. Tek başına kullanım alanı yoktur.
Siklofosfamid: Bir diğer kemoterapi ilacıdır. Bu ilaç da genellikle kombinasyon tedavileri ile beraber kullanılır.
Bortezomib: Günümüz tıbbının en etkin ilaçlarından biridir. ABD’de FDA (Food and Drug Administration) 2003 yılında ilacın dirençli miyelom hastaları için kullanımına izin verdiğinden bu yana geçen sürede ilaç tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bortezomib aslında klasik bir kemoterapi ilacı değildir. Yapılan bilimsel çalışmaların tümü ilacın deksametazon ile kullanıldığında daha etkin olduğunu ortaya koymaktadır. İlaç miyelom tedavisinde kullanılan başka ilaçlar ile de benzer etkinlik göstermektedir.
Bu kadar etkin bir ilaçtan istenen verimi alabilmek için yan etkilerini iyi bilmek ve bu yan etkiler ile başa çıkabilmek gereklidir.
Bu yan etkiler; mide-bağırsak kanalına ait yan etkiler, hücre sayılarında azalma (özellikle trombosit sayısında düşüş), halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük ve çevresel sinirlerin tutulumu ile karakterize, ellerde ve ayaklarda uyuşma, yanma, batma gibi bulgularla seyreden periferal nöropatidir. Halsizlik, güçsüzlük ve yorgunluk sık yan etkiler arasında 3. sırayı almaktadır.
Yan etkilerin ilaç dozu ile ilişkili olduğu ve doz azaltıldığında görülen yan etkilerin ortadan kalkabildiği bilinmektedir.
Talidomid: Ağız yoluyla verilir. Yeni tanı konan miyelom hastalarının tedavisinde deksametazonla birlikte kullanılır.
Talidomid ile ortaya çıkabilecek yan etkiler; damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), kan hücre sayılarında azalma, kabızlık, kaslarda kramp, kronik halsizlik ve yorgunluk, uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişme (ödem halleri) ve kas güçsüzlüğü durumları, çevresel sinirlerin tutulumu ile karakterize, ellerde ve ayaklarda uyuşma, yanma, batma gibi bulgularla seyreden periferal nöropati de ortaya çıkabilir. Talidomid anne karnındaki bebeğe zarar verdiği için, doğurganlık çağındaki kadınlar ve doğurganlık çağında eşleri olan erkekler, talidomid tedavisi söz konusu olduğunda, böyle bir tedavi sırasında ve tedaviye ara verildiği dönemlerde ve ayrıca tedavinin bitiminden sonra da belirli bir süre boyunca gebelikten korunma yöntemleri uygulamak zorundadır.
Bu ilacın neden olduğu yan etkilerin ortaya çıkmasını engellemek konusunda aşağıdaki önerilere uyulmasında fayda vardır:
Lenalidomid: Talidomid’e benzer bir ilaçtır. Lenalidomid, daha önce en az bir tür tedavi yapılmış (Türkiye’de en az 2 kür almış) miyelom hastalarını tedavi etmek için deksametazonla birlikte kullanılır.
Lenalidomid ile ortaya çıkabilecek yan etkiler; damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), kan hücre sayılarında azalma (özellikle nötrofil ve trombosit sayılarında), kabızlık veya ishal, kaslarda kramp, kronik halsizlik ve yorgunluk, uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişme (ödem halleri) ve kas güçsüzlüğü durumları da ortaya çıkabilir. Lenalidomidin anne karnındaki bebeğe zarar verip vermediği bilinmediğinden, kadınlar için bir gebelikten korunma programı uygulanması ve buna erkeklerin de uyması zorunludur. Ayrıca böbrek fonksiyonlarının kısıtlı olması durumunda da doz ayarlaması yapılmalıdır.
İpuçları:
Kortikosteroidler (Kortizon): Steroidler, vücut tarafından üretilen hormonal maddelerdir. Ayrıca yapay olarak da üretilirler. Bağışıklık sistemini güçlendirip, inflamasyonu azaltabildikleri gibi miyelom hücrelerini de yok etmede etkilidirler. Genellikle kemoterapi ya da diğer anti-miyelom ilaçlarla birlikte kullanılırlar.
İpuçları:
Bisfosfonatlar: Kemik ağrılarını azaltmaya ve muhtemel kemik hasarlarını önlemeye yaran ilaç grubudur. Ayrıca kandaki kalsiyum seviyesinin tehlikeli şekilde yükselmesini önlemekte de etkilidirler. Günlük tabletler halinde ya da ayda bir damar yoluyla alınabilir.
İpuçları:
Bu tedaviler uzun yıllardan beri kullanılan klasik kemoterapi ilaçları ve steroid (kortizon) tedavisi yanında son yıllarda giderek popülaritesi artan ve sağ kalım sürelerini yaklaşık 2 katı kadar artıran yeni ilaçlardan oluşur. Söz konusu popüler ilaçlardan en sık kullanılanların etken maddeleri talidomid, lenalidomid ve bortezomib olarak sayılabilir. Hatta bortezomib’in etki ettiği proteozom denilen hücre bölümünü keşfeden Aaron Ciechanover ve arkadaşları bu çalışmalarıyla 2004 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmışlardır.
Talidomid: Ağız yoluyla verilir. Yeni tanı konan miyelom hastalarının tedavisinde deksametazonla birlikte kullanılır.
Talidomid ile ortaya çıkabilecek yan etkiler; damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), kan hücre sayılarında azalma, kabızlık, kaslarda kramp, kronik halsizlik ve yorgunluk, uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişme (ödem halleri) ve kas güçsüzlüğü durumları, çevresel sinirlerin tutulumu ile karakterize, ellerde ve ayaklarda uyuşma, yanma, batma gibi bulgularla seyreden periferal nöropatidir. Talidomid anne karnındaki bebeğe zarar verdiği için, doğurganlık çağındaki kadınlar ve doğurganlık çağında eşleri olan erkekler, talidomid tedavisi söz konusu olduğunda, böyle bir tedavi sırasında ve tedaviye ara verildiği dönemlerde ve ayrıca tedavinin bitiminden sonra da belirli bir süre boyunca gebelikten korunma yöntemleri uygulamak zorundadır.
Bu ilacın neden olduğu yan etkilerin ortaya çıkmasını engellemek konusunda aşağıdaki önerilere uyulmasında fayda vardır:
Lenalidomid: Talidomid’e benzer bir ilaçtır. Lenalidomid, daha önce en az bir tür tedavi yapılmış (Türkiye’de en az 2 kür tedavi almış) miyelom hastalarını tedavi etmek için deksametazonla birlikte kullanılır.
Lenalidomid ile ortaya çıkabilecek yan etkileri şöyle sıralayabiliriz: Damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), kan hücre sayılarında azalma (özellikle nötrofil ve trombosit sayılarında), kabızlık veya ishal, kaslarda kramp, kronik halsizlik ve yorgunluk, uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişme (ödem halleri) ve kas güçsüzlüğü. Lenalidomidin anne karnındaki bebeğe zarar verip vermediği bilinmediğinden, kadınlar için bir gebelikten korunma programı uygulanması ve buna erkeklerin de uyması zorunludur. Ayrıca böbrek fonksiyonlarının kısıtlı olması durumunda da doz ayarlaması yapılmalıdır.
İpuçları:
Bu tedavi yöntemi, yüksek enerjili ışınlar yoluyla kanserli hücreleri yok etmeyi ya da çoğalmalarını engellemeyi amaçlar. Uygulama çok dikkatlice planlansa da sağlıklı dokularda da hasara neden olabilir. Miyelomlu hastaların bir kısmı radyoterapi gereksinimi gösterir. Her miyelom hastası mutlaka radyoterapi alacak diye bir kural yoktur.
Radyoterapinin temel uygulama alanı kemik lezyonları ve plazmositomlardır. Kemik tutulumu olan ve şiddetli kemik ağrısı yaşayan hastalarda ağrının kontrolü için kullanılabilir. Çoğunlukla tedavinin amacı, kemik ağrılarının azaltılmasıdır. Birkaç dakika süren tedavi boyunca radyoterapi cihazları yoluyla, miyelomlu hücrelere ışın verilir. Tedavi birbirini izleyen günler boyunca sürecektir.
Radyasyon onkoloğunuzla konuşma, tedavinin planlanması gibi sebeplerden ötürü sadece ilk randevu bir iki saatinizi alabilir. İlk randevuda, radyasyon onkoloğunuza merak veya endişe ettiğiniz her konuyu danışmalısınız.
Avantajları, dezavantajları
Radyoterapi birçok yan etkiye neden olsa da hemen hepsi tedavinin ardından sona erecektir. İlgili yöntemin en yaygın görülen yan etkisi yorgunluktur. Ayrıca ışın verilen bölgeye göre kızarıklık, ağrı gibi başka geçici rahatsızlıklar da ortaya çıkabilir.
Miyelomlu hastalarda esas tedavi, miyelom hücrelerini öldürmeye yönelik ilaçların farklı kombinasyonlarla verilmesi yoluyla sağlanır. Yani ilaçların kombine kullanılması söz konusudur. Birden çok ilaçtan oluşan tedavi kombinasyonları, tedavinin ana eksenini oluşturur. Bu ilaç kombinasyonları yeni ve eski ilaçların bir arada kullanılması ile ortaya çıkar. Bu tür kombinasyonlar VAD, PAD, Vel-dex gibi kısaltmalarla anlatılır. Örneğin PAD, en seçkin ve modern ilaçlardan biri olan bortezomib ile eskiden beri kullanılagelen adriamisin ve kortizon (deksametazon) kombinasyonundan oluşur.
Miyelom tedavisinde kullanılan ilaçlar şunlardır:
Melfalan: Bazı miyelom hastalarını tedavi etmek için kullanılan bir tip kemoterapidir. Melfalan; bortezomib, talidomid ve lenalidomid ile kombine edilebilir. Melfalan kemik iliği destekli yüksek doz tedavi uygulamalarının da seçkin ilacıdır. Tabletler aç karnına alınmalıdır.
Adriamisin: Tıpkı melfalan gibi uzun yıllardır kullanılan bir ilaçtır ve genellikle kombinasyon tedavileri içinde yer alır. Tek başına kullanım alanı yoktur.
Siklofosfamid: Bir diğer kemoterapi ilacıdır. Bu ilaç da genellikle kombinasyon tedavileri ile beraber kullanılır.
Bortezomib: Günümüz tıbbının en etkin ilaçlarından biridir. ABD’de FDA (Food and Drug Administration) 2003 yılında ilacın dirençli miyelom hastaları için kullanımına izin verdiğinden bu yana geçen sürede ilaç tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bortezomib aslında klasik bir kemoterapi ilacı değildir. Yapılan bilimsel çalışmaların tümü ilacın deksametazon ile kullanıldığında daha etkin olduğunu ortaya koymaktadır. İlaç miyelom tedavisinde kullanılan başka ilaçlar ile de benzer etkinlik göstermektedir.
Bu kadar etkin bir ilaçtan istenen verimi alabilmek için yan etkilerini iyi bilmek ve bu yan etkiler ile başa çıkabilmek gereklidir.
Bu yan etkiler; mide-bağırsak kanalına ait yan etkiler, hücre sayılarında azalma (özellikle trombosit sayısında düşüş), halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük ve çevresel sinirlerin tutulumu ile karakterize, ellerde ve ayaklarda uyuşma, yanma, batma gibi bulgularla seyreden periferal nöropatidir. Halsizlik, güçsüzlük ve yorgunluk sık yan etkiler arasında 3. sırayı almaktadır.
Yan etkilerin ilaç dozu ile ilişkili olduğu ve doz azaltıldığında görülen yan etkilerin ortadan kalkabildiği bilinmektedir.
Talidomid: Ağız yoluyla verilir. Yeni tanı konan miyelom hastalarının tedavisinde deksametazonla birlikte kullanılır.
Talidomid ile ortaya çıkabilecek yan etkiler; damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), kan hücre sayılarında azalma, kabızlık, kaslarda kramp, kronik halsizlik ve yorgunluk, uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişme (ödem halleri) ve kas güçsüzlüğü durumları, çevresel sinirlerin tutulumu ile karakterize, ellerde ve ayaklarda uyuşma, yanma, batma gibi bulgularla seyreden periferal nöropati de ortaya çıkabilir. Talidomid anne karnındaki bebeğe zarar verdiği için, doğurganlık çağındaki kadınlar ve doğurganlık çağında eşleri olan erkekler, talidomid tedavisi söz konusu olduğunda, böyle bir tedavi sırasında ve tedaviye ara verildiği dönemlerde ve ayrıca tedavinin bitiminden sonra da belirli bir süre boyunca gebelikten korunma yöntemleri uygulamak zorundadır.
Bu ilacın neden olduğu yan etkilerin ortaya çıkmasını engellemek konusunda aşağıdaki önerilere uyulmasında fayda vardır:
Lenalidomid: Talidomid’e benzer bir ilaçtır. Lenalidomid, daha önce en az bir tür tedavi yapılmış (Türkiye’de en az 2 kür tedavi almış) miyelom hastalarını tedavi etmek için deksametazonla birlikte kullanılır.
Lenalidomid ile ortaya çıkabilecek yan etkiler; damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), kan hücre sayılarında azalma (özellikle nötrofil ve trombosit sayılarında), kabızlık veya ishal, kaslarda kramp, kronik halsizlik ve yorgunluk, uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişme (ödem halleri) ve kas güçsüzlüğü durumları da ortaya çıkabilir. Lenalidomidin anne karnındaki bebeğe zarar verip vermediği bilinmediğinden, kadınlar için bir gebelikten korunma programı uygulanması ve buna erkeklerin de uyması zorunludur. Ayrıca böbrek fonksiyonlarının kısıtlı olması durumunda da doz ayarlaması yapılmalıdır.
İpuçları:
Kortikosteroidler (Kortizon): Steroidler, vücut tarafından üretilen hormonal maddelerdir. Ayrıca yapay olarak da üretilirler. Bağışıklık sistemini güçlendirip, inflamasyonu azaltabildikleri gibi miyelom hücrelerini de yok etmede etkilidirler. Genellikle kemoterapi ya da diğer anti-miyelom ilaçlarla birlikte kullanılırlar.
İpuçları:
Bisfosfonatlar: Kemik ağrılarını azaltmaya ve muhtemel kemik hasarlarını önlemeye yaran ilaç grubudur. Ayrıca kandaki kalsiyum seviyesinin tehlikeli şekilde yükselmesini önlemekte de etkilidirler. Günlük tabletler halinde ya da ayda bir damar yoluyla alınabilir.
İpuçları:
Bize iletin, uzman hekimlerimiz cevaplasın